18 Ağustos 2013 Pazar

Gunluk Hayatin X-Ray cihazi ile goruntuleri




















Okay TIRYAKIOGLU

Bunları biliyor muydunuz ?

Dünyanın en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescit inşa edilirken çamuruna misk kokusu ilave edilmiştir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit misk kokmaktadır.

Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar.


En uzun boylu insan 1940 yılında ölen 2,72 metre boyunda ABD’li R.P. Wadlow olmuştur.


Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.


El tırnakları ayak tırnaklarına oranla 4 kat daha hızlı uzarlar.


İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.


Suudi Arabistan´da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boşanma nedenidir.


Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.


Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.


Kereviz yerken harcanan kalori,kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.


Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıç’tır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır.


Taze kakao içinde bulunan sıvı, kan plazması yerine kullanılabilir.


Çikolata köpekleri öldürür.Onların kalbine ve sinir sistemine zarar verir. Yarım kilo kadar çikolata küçük bir köpeği öldürebilir.


Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan değil pamuktan yapılır. 1950´den önce kenevir, ağaç kabuğu ve marijuana yaprağı kullanılarak yapılırdı.


Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.


Hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz.


Penguen yüzebilen, ama uçamayan tek kuştur.


13 rakamının uğursuz olarak bilinmesi nedeniyle ABD’de birçok otelde 13. katta oda bulunmaz.

Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

ADANA

Timas Yayinlari


1982 yılında kurulan Timaş Yayınları, ilk kitabından itibaren, geliştirdiği değerler bütünü çerçevesinde “uluslararası bir yayın grubu” vizyonu ile hareket etmiş, ulusal ve uluslararası alanda söz sahibi bir yayıncı olarak milyonlarca insana ulaşan kitapları ile 21. yüzyılın yayıncılık dünyasındaki yerini almıştır.


Yayıncılık anlayışında, siyasi tarafgirlik - temel inançlara karşıtlık - hakaret ve genel ahlak yapılarına aykırılık içeren metinler haricinde, söyleyecek sözü olan herkese kapısını açık tutan bir pozisyon alan Timaş Yayınları, ülkemizin önde gelen gazeteci, akademisyen ve aydınlarının buluştuğu bir kültür platformu oluşturmaya gayret etmiştir. Bu yaklaşım, yurt içinde toplam sekiz ayrı marka altında Edebiyat, Tarih, Kültür, Düşünce, Politika, Aile, İnanç ve İbadet, Çocuk, Genç, Tasavvuf, Dünya Klasikleri gibi başlıklarla bütüncül bir yayıncılık serüvenine, “Timaş Yayınları” da “Timaş Yayın Grubuna” dönüşmüştür.

Profesyonel editör kadrosunun çalışmaları ile 1980’lerden 2012 yılına gelinene kadar TBMM Onur Ödülü’nden Yılın Yayıncısı Ödülü'ne kadar birçok sektör ödülüne layık görülen yazarları, markaları ve kitapları ile Timaş Yayın Grubu, 3000’den fazla kitabı, bağımsız araştırma şirketlerince yapılan anketlerde “ilk hatırlanan 3 yayınevinden biri” olması, teknoloji sistemlerine yapılan yatırımlar gibi özellikleri ile yayıncılık sektörünün lokomotiflerinden biridir. 


Yurt dışındaki yayıncılık faaliyetlerini 2000 yılından itibaren hızlandırmaya başlayan Timaş Yayın Grubu, Timas Publishing Group (TPG) markası ile öncelikle İngiltere, Hollanda, Almanya, Rusya, Malezya, Endonezya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Arnavutluk, Mısır, Suriye, Fas, Filipinler, Pakistan olmak üzere toplam 26 ülke ile çalışmalarını sürdürmektedir.


Timaş Yayınları; Basın Yayın Birliği, Yayıncılar Birliği, Basın Yayın Meslek Birliği, Yayıncılar Meslek Birliği kuruluşlarına üyedir.

İlber ORTAYLI

toplist.biz.tr im

Mustafa ARMAGAN

Tarihi Değiştiren Liderler



Odysseus


Jül Sezar
  • Büyük İskender
İkinci Joseph
  • Cengiz Han
1. Elizabeth
  • Şarlman
Napolyon
  • Abraham Lincoln
Hannibal
  • Winston Churchill
Fatih Sultan Mehmet
  • Viladimir Lenin
Benito Mussolini
Mustafa Kemal ATATÜRK

Kanuni Sultan Süleyman

Kazım KARABEKIR

      1882 yılında İstanbul'da doğdu. İlköğrenimini değişik yerlerde tamamladı. Ortaokul ve liseyi Fatih Askeri Rüştiyesi'nde ve Kuleli Askeri Lisesi'nde okudu. Karabekir, Harp Okulu'nda Mustafa Kemal ile tanıştı.1902'de Harp Okulu'nu, 1905'te Harp Akademisi'ni bitirdi.1909'da İstanbul'da patlak veren 31 Mart Olayı'nı bastırmak üzere buraya gönderilen Hareket Ordusu'nda Mustafa Kemal ile birlikte Kazım Karabekir'de vardı.


     Birinci Dünya Savaşı başlarında yarbaylığa yükselen Karabekir, savaş yılları boyunca İran sınırında, Halep'te, Doğu Cephesi'nde, Çanakkale'de bulundu. 1917'de atandığı Diyarbakır'daki 2. Kolordu komutanlığından sonra, Erzincan yakınındaki Kafkas Kolordusu'nun başına getirildi ve bu görevi sırasında Emenileri püskürterek Erzincan ve Erzurum'u geri aldı. Sarıkamış'taki kolordu ile işbirliği yaparak Kars ve Gümrü kalelerinin alınmasında üstün başarı gösterdi. Bunun sonucu olarak da generalliğe yükseltildi.


     Karabekir'in hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri Doğu'daki görevine gidişiyle başlar. Asıl başlangıç tarihiyse Mustafa Kemal'in Samsun'a çıktıktan sonra, kendisiyle temasa geçmesidir. O günden başlayarak Karabekir'in sınıf arkadaşı Mustafa Kemal ile tam bir işbirliği yapacak ve bu beraberlik Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar sürecektir.

     Kazım Karabekir Doğu'da Milli Mücadele'yi sürdürürken Edirne milletvekili olarak birinci Büyük Millet Meclisi üyeleri arasına girdi ve böylelikle siyasi hayata atıldı. 1923 seçimlerinde de İstanbul'dan milletvekili seçildi. Aynı zamanda merkezi Ankara'da olan 1. Ordu'nun komutanlığı görevini aldı. 1.dönem milletvekilliği sırasında pek faal olamayan Karabekir, 1923'ten sonra Parlamento'da sayıları oldukça azalan Mustafa Kemal'in muhalifleri arasında yer aldı. Çok geçmeden de Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez Paşalarla birleşerek Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu (1924) ve bu partinin genel başkanlığını üzerine aldı. Partinin ömrü uzun olmadı ve 1926'da Mustafa Kemal'e karşı yapılan suikast girişiminden sonra kapatıldı. Kazım Karabekir 1948 yılında Ankara'da öldü.

4.MURAT



IV. Murat (Osmanlı Türkçesi:Murād-i rābi‘) (d. 27 Temmuz1612 – ö. 8 Şubat 1640) 17. Osmanlı padişahıdır. 1623 ile 1640 yılları arasında hüküm sürdü.IV. Murat İstanbul’da, sultan I. Ahmet’in ve asıl ismi Anastasya olan Rum asıllı Kösem Sultan’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Bazı saray entrikaları ve komploları neticesinde amcası I. Mustafa’nın yerine, daha 11 yaşındayken tahta geçti.
Yaşamı
Saltanatının ilk yılları
IV. Murat tahta geçtikten sonra, ülkeyi uzun süre akrabaları ve annesi Kösem Sultan yönetti. Bu süre içinde İmparatorluk anarşiye ve büyük iç karışıklıklara sürüklendi, Safeviler Irak’ı ele geçirdi, Kuzey Anadolu’da isyanlar patlak verdi ve 1631 yılında Yeniçeriler sarayı basarak sadrazam ile birçok devlet yöneticisini öldürdü. Zaten çocukluğu sırasında ağabeyi Genç Osman’ın şehit edilişine tanık olan IV. Murat, tüm bu olayların da etkisiyle çok sert bir mizaca büründü ve yirmi bir yaşından itibâren ülke yönetimini tamamen kendi ellerine aldı.
Mutlak saltanat yılları
IV. Murat ilk olarak, yaygınlaşmış olan rüşvet ve iltiması ortadan kaldırdı ya da en aza indirdi. Annesinin yönetimi altında aşırıya gitmiş olan keyfî harcamalar ile savurganlığı bitirdi. İstanbul’da alkol, tütün ve kahveyi yasakladı.Yasağa uymayanların öldürülmesini emretti. Bazı geceler tebdîl-i kıyafet ile sokaklarda teftişlerde bulundu.
Askerî başarıları
IV. Murat devrindeki en önemli askerî olay Safeviler’e karşı girişilen 1623–1639 Osmanlı-Safevi Savaşları’dır. Bu savaşta Osmanlı orduları, Azerbaycan, Erivan, Tebriz ve Hamedan’ı ele geçirmiş ve son olarak 1638 yılındaki Bağdat Seferi ile 1624′ten beri İran işgali altında bulunan bu şehri yeniden Osmanlı topraklarına katmışlardır. Bağdat’ın fethinin ardından IV. Murat, tarihe geçen o ünlü sözü söylemiştir :


“     Bağdat’ı almaya çalışmak, Bağdat’ın kendinden daha mı güzeldi ne!     ”
IV. Murat, bu savaşlarda Osmanlı ordularını bizzat kendisi komuta etti ve büyük bir askerî dehâ olduğunu kanıtladı. Sefer sırasında, Anadolu’daki tüm isyanları ve isyan etmesi muhtemel unsurları yoketti. Böylece devlet otoritesi yeniden ve kesin bir şekilde sağlandı. Yerli halk, memnuniyetini göstermek üzere birçok yerel yapıya onun ismini verdi.
Safeviler, kesin Osmanlı zaferi karşısında çaresiz kalınca barış istemek zorunda kaldılar ve 1639 Mayıs’ında Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı. Antlaşma neticesinde Mezopotamya Osmanlı egemenliğine girdi ve Birinci Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı’nın toprağı olarak kaldı. IV. Murat, İstanbul’a döndükten sonra saygın devlet adamlarına, İmparatorluğun eski parlak günlerine dönmesine yönelik ekonomik ve siyasi projeler hazırlanması emrini verdi. Ama hastalığı ve ırsî bir sonuç olan erken ölümü, onun İmparatorluğu dönüştürme fikirlerine ve çalışmalarına engel oldu.
Ölümü
IV. Murat, 1640 yılında İstanbul’da henüz 28 yaşında ölmüştür. Ölüm nedeni üzerine iki ayrı iddia vardır. Batılı kaynaklar sirozdan, Osmanlı kaynakları ise damla hastalığından öldüğünü iddia ederler. IV. Murat, ölüm döşeğindeyken kardeşi İbrahim’in öldürülmesini emretmiştir. Ancak emri yerine getirilmemiş ve İbrahim, onun ardından padişah olmuştur. IV. Murat’ın bu emri vermesinin nedeni, kardeşi İbrahim’in deli olduğunu ve İbrahim’in tahta geçmesi halinde İmparatorluğun büyük karışıklıklara sürükleneceğini düşünmesiydi.

Yavuz Sultan Selim

Fatih Sultan Mehmet